Gökhan Kara ile Özel Röportaj
Türk televizyonlarının reyting rekortmeni yapımlarından tanıdığımız, sahnenin tozunu ve ekranın parıltısını aynı karizmayla taşıyan başarılı oyuncu ve senarist Gökhan Kara ile sanat yolculuğu, çok yönlü üretkenliği ve sektöre getirdiği yeni soluk üzerine sarsıcı bir özel röportaj gerçekleştirdik.

Gazeteci Funda Güngör: Gökhan Bey, sizi hem tiyatro sahnesinde hem televizyon ekranlarında hem de senaryo masasında görüyoruz. Sizi bu kadar çok yönlü kılan, sıradanlıktan ayıran temel motivasyon nedir?
Gökhan Kara: Sanatı tek bir kalıba sığdırmak bana her zaman eksik gelmiştir. 1988 Elazığ doğumluyum ve 1996'dan beri Adana’da yaşıyorum. Bu toprağın, Çukurova’nın hamuru insana hayatın ta kendisini öğretir. Ali Şen Ozan Konservatuvarı Tiyatro Oyunculuğu bölümünden 2019 yılında mezun olduğumda, sahnede pişmenin ne demek olduğunu bizzat öğrendim. Benim motivasyonum; izleyiciye sadece "oynayan" bir yüzde olarak görünmek değil, hikayenin mutfağından sahnesine kadar her aşamasında ruhumu hissettirmektir.

Gazeteci Funda Güngör:Bir Zamanlar Çukurova, Yeni Gelin ve Safir gibi Türk televizyonlarına damga vurmuş dev projelerde yer aldınız. Kamera önü ile tiyatro sahnesi arasında sizin için en keskin denge noktası neresi?
Gökhan Kara: Tiyatro, bir oyuncunun er meydanıdır; hata affetmez, tozu yutmadan o disiplin kazanılmaz. Seyir Tiyatro Evi'nde ve şehir tiyatrolarında sahne aldığım her an, kameranın karşısına geçtiğimdeki o özgüvenin temellerini attı. Ekran projelerinde ise işin içine kitlelerin enerjisi giriyor. Bir Zamanlar Çukurova, Yeni Gelin veya Safir gibi projelerde o büründüğüm karakterleri izleyiciye geçirirken tiyatrodan aldığım o ham disiplini kullandım. Sahne tozunu solumayan bir oyuncunun ekranda kalıcı olabileceğine inanmıyorum.

Gazeteci Funda Güngör:Sadece oyunculukla da kalmıyorsunuz; 2019’da Altın Koza Film Festivali için hazırladığınız "Çaresiz İllet" adlı kısa filmle kaleminizi de konuşturup gençlerin ruhuna dokundunuz. Oyuncu koltuğu mu, yazar masası mı daha baskın basıyor?
Gökhan Kara: Aslında ikisi birbirini besleyen iki damar. "Çaresiz İllet" projesini hayata geçirdiğimde, sadece oyuncu olmadığımı, aynı zamanda bu toplumun, özellikle de gençlerin kalbine dokunan hikayeler anlatabilecek güçlü bir kalem olduğumu da gösterdim. Oyuncu koltuğunda karakteri canlandırırken, yazar masasında o karakterin kaderini örüyorsunuz. Benim için biri kalpsiz, diğeri ruhtan yoksun olamaz. İkisini aynı tutkuyla yürütmeye devam ediyorum.

Gazeteci Funda Güngör: Gelelim yeni döneme... Sektörde sizi aranan ve parmakla gösterilen bir noktaya taşıyan bu süreçte, yapımcılara ve yönetmenlere net mesajınız nedir?
Gökhan Kara: Sırada sınırları zorlamak var. Bugün sahne, set ve kağıt üçgeninde verdiğim emek beni bugüne getirdi. Sıradanlıktan, birbirinin kopyası işlerden sıkılan projeler için ben buradayım. Yeni sezonda ekranlarda ve sinemada tüm ezberleri bozacak, izleyicinin gözünü kırpmadan izleyeceği hikayelerle geliyoruz. Vizyoner projelerde yer almak, ekrana mühür vurmak isteyen herkesle yolumuz bir şekilde kesişecektir. Zirve bir varış noktası değil, yürümeye devam ettiğimiz bir yol.

Gazeteci Funda Güngör: Ve son olarak; sanata adım atmak isteyen, bu yolda yürüyen gençlere ne tavsiye edersiniz?
Gökhan Kara: Konfor alanlarında oturarak sanat yapılmaz. Emek vermeden, ter dökmeden, o sahnelerin tozunu yutmadan kalıcı bir başarıya ulaşamazlar. Kendi köklerinden, kimliklerinden asla vazgeçmesinler. Sizi siz yapan şey başkalarının taklidi değil, kendi özgün hikayenizdir. Çalışmaktan ve üretmekten asla korkmasınlar.
Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
GÜNDEM kategorisindeki diğer haberler

Mekke Anlaşması TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek

Türkiye ile AB arasında tarım iş birliği gündemde

Gökhan Kara, Ezberleri Bozmaya Geliyor!

Antalya Valiliğinden COP31 uyarısı: Bu tarihlere dikkat!

Gözler yarın açıklanacak enflasyonda: Kira ve maaş zamları için kritik …
